eSIM nedir? Nasıl çalışır? eSIM teknolojisi ile ilgili her şey

En yeni SIM kart teknolojisi diyebileceğimiz eSIM için alt yapı hazırlıkları başladı. Peki Dünyada ve Türkiye'de birçok şeyi değiştirecek olan eSIM nedir ve nasıl çalışır? Avantajları ve dezavantajları ile birlikte tüm detayları sizler için yazdık.

eSIM nedir? Nasıl çalışır? eSIM teknolojisi ile ilgili her şey
27/03/2019 Bağlantı Teknolojileri 15 kişi faydalı buldu 1223 kere okundu

İlk SIM kartlar cep telefonlarında birlikte şebeke bağlantısını kurmak amacıyla hayatımıza girmişti. Zaman içerisinde geleneksel büyük SIM karttan sonra, akıllı cihazların daha ince olmasını sağlayan Micro ve Nano SIM'leri de kullandık. Hatta bu yazıyı yazdığımız tarih itibariyle son model akıllı cihazların büyük çoğunluğu Nano SIM kart yapısını kullanıyor. Ancak teknoloji sürekli gelişim halinde ve SIM kart teknolojisi tarafında bunun son örneği eSIM oldu.

 

eSIM Nedir?

"eSIM" en yeni jenerasyondaki SIM kart özelliğini uzaktan kullanmayı sağlayan teknolojiye verilen isim. eSIM açılımı ise çoğu insanın zannettiği gibi elektronik SIM değil, 'embedded SIM'dir (Türkçesi gömülü SIM). Temel mantıığı sıradan SIM kartlarla aynı; cihazları şebekeye ve birbirine bağlamaya yarıyor. Ancak teknolojik açıdan daha küçük, daha işlevsel ve cihaza yerleşik geldiği için şebeke kontrolünü daha kolay hale getiriyor. Bildiğiniz gibi geleneksel SIM kartlar plastik bir parçadan oluşuyor ve cihaza takılıp çıkarılabiliyor. eSIM ise doğrudan cihazın anakartına yerleşik olarak gömülmüş bir çipten ibaret.

 

Geleneksel SIM kartlarla eSIM arasındaki temel fark çiplerin formu, yani tasarımıyla alâkalı. Örneğin, en çok kullanılan Nano SIM kartlar 12 milim, yani 1 santimetre boyuta sahip ve plastik parçadan oluşurken; eSIM kartlar ise sadece 6 milim boyutunda ve doğrudan anakarta entegre olarak geliyor. Akıllı cihazların inceldiği kadar SIM kartlar da incelmiş diye düşünebilirsiniz. Zaten eSIM kartlar sayesinde akıllı telefonlar ek bir SIM kart yuvasına sahip olmayacağı için daha ince tasarımlarla karşımıza gelecek.

 

GSMA (Groupe Speciale Mobile Association) organizasyonu tarafından geliştirilen bu yeni SIM teknolojisi özellikle cihazdan cihaza (M2M) bağlantının uzaktan yapılmasını kolaylaştıracak, aynı zamanda insanların şebeke seçimini daha kolay yönetmesini de sağlayacak. Aslında biz insanlar açısından bakarsak, en önemli kolaylık GSM operatörleri arasında çok hızlı değişim yapabilecek olmamız ve çift SIM karta artık ihtiyacımızın kalmayacak olması. eSIM teknolojisi dahili olarak çift şebekeyi destekleyen bir yapıya sahip. Bu da iki farklı SIM'e aynı SIM kart üzerinden sahip olmamızı sağlıyor. Tek kötü tarafı şu ki iki şebeke aynı anda çekmiyor/çalışmıyor. Bu nedenle cihazın ayarlar kısmından şebekeler arasında geçiş yapmak gerekecek.

 

eSIM Nasıl Çalışır?

eSIM teknolojisi ile birlikte harici bir SIM karta ihtiyaç olmuyor. Bir başka deyişle, SIM kartı artık GSM operatöründen değil, telefon üreticisinden tedarik etmiş oluyoruz. Peki 'SIM nasıl kullanılacak' diye merak edebilirsiniz, çok basit: SIM'i kullanmaya başlamak için GSM operatörünün barkodunu okutmak veya operatörün vereceği SM-DP+ (Abonelik Yönetimi Veri Hazırlama) sunucusu adresi ile aktivasyon kodunu cihaza girmek yeterli oluyor. Bu işlemlerden sonra eSIM anında aktif oluyor ve şebeke bağlantısı kuruluyor. Dikkat ederseniz geleneksel SIM kartlarda olduğu gibi operatörün SIM'i aktifleştirmesi ve SIM'in tedarik edilmesi için günlerce beklemeye artık gerek kalmayacak.

 

eSIM teknolojisinin avantajları

  • GSM operatörleri arasında geçiş artık daha kolay olacak.

eSIM kartı kullanmaya başlamak için GSM operatörünün vereceği barkod, sunucu adresi ve aktivasyon kodu GSM operatörünü değiştirmek için yeterli oluyor. Bu da, operatörler arası geçişi daha hızlı yapmamızı sağlayacak. Şöyle düşünelim: günümüzde Vodafone, Turkcell veya Türk Telekom operatörleri arasında geçiş yapmak en az iki üç gün sürüyor. eSIM teknolojisi Türkiye'ye geldiğinde geçiş yapacağınız operatörden gerekli bilgileri almanız ve telefona girmeniz yeterli olacak. Eğer operatörler bir sınırlama getirmezse, bu değişim işleminin hemen hemen birkaç dakikada tamamlanacak olması muhtemel görünüyor.

 

  • Uluslararası dolaşımda kolaylık ve maliyetlerde azalma

eSIM teknolojisinin dahili olarak çift SIM yapısına sahip olduğunu söylemiştik. Türkiye'de bir operatör kullanırken yurt dışına gittiinizde o ülkenin yerel operatörünü telefona tanımlayarak şebeke bağlantısını kurabilirsiniz. Bu sayede Türkiye'deki operatöre ek ücret ödemeden yurt dışında telefonunuzu rahatça kullanabilirsiniz.

 

  • Tüm cihazlar için tek bir tarife yeterli

Kullanılan GSM tarifesi eSIM destekleyen tüm akıllı telefon, akıllı saat, bilgisayar ve tablet gibi cihazlarda ortak kullanabilecek. Geleneksek SIM kart destekleyen her cihaz için farklı bir numara ve tarifeye abone olmak gerekiyor. eSIM sayesinde bir abonelik ile birden fazla cihaz kullanılabilir olacak.

 

  • Tarifeler arasında daha hızlı geçiş yapılabilecek

eSIM teknolojisiyle hızlanacak süreçlerden birisi de tarife değişikliği. Kullandığınız tarifeyi değiştirmek için tarife kodunu cihaza girmek yeterli olacak. Çünkü tarife kontrolü artık operatörün SIM kartında değil, telefona yerleşik gelen eSIM de olacak. Tarife değişikliği ile ilgili onay gibi süreçler olur mu bilemiyoruz tabi. Operatörler insanların işini zorlaştırmazlar diye umuyoruz.

 

  • Bilgisayarların internete bağlanması için Wi-Fi şartı kalkıyor

Günümüzde bilgisayarları internete bağlamanın en temel yolu Wi-Fi ve Wi-Fi hotspot bağlantıları. eSIM teknolojisine sahip bir bilgisayar ise hemen hemen hiç bağlantı sorunu yaşamayacak.

 

  • Her cihaz birbirine bağlanabilecek

Araba, bilgisayar, telefon, tablet, akıllı saat veya bileklik dahil; aklınıza gelen tüm akıllı cihazlar eSIM üzerinden birbirine bağlanabilecek. Bildiğiniz gibi, akıllı telefonunuzu arabaya veya akıllı saate bağlamak için yaygın olarak bluetooth gibi kablosuz aktarım teknolojileri kullanılıyor. eSIM olduğunda ise cihazlar arası bağlantı kurmak hem daha kolay olacak hem de bağlantı uzaktan da yapılabilecek. Diyelim ki akıllı saatinizi kaybettiniz, haliyle uzaklaştığınız için bluetooth bağlantısı da kopmuş oldu ve erişimi kaybettiniz. eSIM sayesinde bu tür durumda saatle olan bağlantı kesilmeyecek ve konum belirleme özelliği varsa saatin yerini hızlıca tespit edebileceksiniz (Tabi eSIM'i çalıştıran operatör kapsama sorunu yaşamadığı sürece).

 

  • Telefonlar ve diğer akıllı cihazlar daha ince tasarıma sahip olacak

Geleneksel SIM kartlar ve bunların yerleştirildiği yuvalar cihazın bir köşesine konulması gerektiği için üreticiler cihazları bu yuvanın yüksekliğine göre ayarlamak zorundaydı. eSIM anakarta gömülü olarak geldiği için artık bir yuvaya ihtiyaç kalmayacak, dolayısıyla cihazlar daha ince bir tasarımla karşımıza gelecek.

 

eSIM'in avantajları böyle. Ancak her teknolojinin avantajları olduğu gibi dezavantajları da var. eSIM'in de kendine özgü bazı dezavantajları bulunuyor maalesef.


eSIM teknolojisinin dezavantajları

  • Telefon veya cihaz değiştirmek zorlaşacak

Geleneksel SIM kart destekleyen bir telefonu veya cihazı değiştirmek istediğinizde kartı çıkarıp yenisine takmak yeterli oluyor. Ancak eSIM kullanan cihazları değiştirmek bu kadar kolay olmayabilir. Çünkü her yeni cihaz eSIM'in de değişmesi anlamına geliyor. Bu nedenle aynı operatörü ve numarayı kullanmak istiyorsanız, eSIM bilgilerinizi yeni cihaza aktarmanız gerekecek ve bu aktarma işlemi şu an için onaya tabi. UBIGI Asistan servisinin verdiği bu onay işlemi için yeni cihazın seri numarası ile birlikte eski cihazın ICCD ve yeni cihazın ICCID numaralarını UBIGI Asistan'a iletmeniz gerekiyor. Cihazlar arası aktarım işlemi UBIGI tarafından yapıldığı için yoğunluğa göre bu aktarım sürecinin uzama ihtimali bulunuyor.

 

  • GPS üzerinden takip edilme ile ilgili endişeler var

eSIM anakarta dahili geldiği için, geleneksel SIM kartlar gibi tak çıkar yapılamıyor. Normalde, SIM kartı cihazdan çıkardığınızda GPS dahil tüm izleme ve takip sinyalleri etkisiz kalır. eSIM'i çıkartmak mümkün olmadığı için GPS sinyalleri cihaza sürekli gelmeye devam ediyor ve bu da güvenlik endişesi oluşturuyor. Bazı üreticiler için uçak modu da tam anlamıyla güvenlik sağlamıyor. Normalde uçak modundaki bir cihaz GPS dahil tüm kablosuz verileri göndermeyi keser, ancak uydudan GPS sinyali almaya devam eder. Apple'ın da aralarında olduğu bazı üreticiler uçak modunda GPS sinyali almayı kesiyor olsa da hepsi için aynı durum söz konusu değil. Bu nedenle Apple dışındaki eSIM destekli bir cihazın sürekli GPS sinyali alması bu güvenlik endişesini ortaya çıkarıyor. Uçak modunda yapılacak geliştirmelerle bu endişenin önüne geçilmesi mümkün görünüyor.

Bu ipucu işinize yaradı mı? İyi Kötü, geliştirilebilir